
Bazen maçın üzerinden bir kaç gün geçince daha sağlıklı düşüncelerle yazabiliyor insan. Denizlispor maçından hemen sonra yazsaydım çok daha karamsar bir yazı olacaktı eminim. Şimdi o maçtan kalan tortularla ve Steaua Bucharest maçı öncesi beklentilerle bir harman yapalım.
Sezon açılışı gibi değildi. Bilet fiyatları, ağustos sıcakları, Steaua maçı. Hepsi bahane edilebilirdi, hepsini de ettik zaten. Maç öncesi Galatasaray saldırır Denizli kapanır diyorduk. Ne G.Saray beklendiği kadar saldırdı ne Denizli beklendiği kadar kapandı, taa ki kırmızı karta kadar. O dakikadan sonra G.Saray eninde sonunda gol atara gitti maç. Oldu da netekim. Sonrası çorap söküğü.
Maçın en mutlu edeni Kewell'dı. Kayserispor maçından sonra bu maçta da ters kanattan gelen topa hücuma destek vererek golünü yazdı. Hatta aynı pozisyondan 2 tane daha girmişti gole kadar ancak atamamıştı. Rakiplerin özellikle top ters kanattayken Kewell'a dikkat etmesi lazım.
Lincoln'ü geçmiş maçlara göre daha istekli ve çalışkan gördüm. Bizim medya pek öyle görmemiş ayrı. Tabi ki beklentilerin alıtndaydı ancak eski vurdumduymaz dokunsan düşecek görüntüsü yoktu.
Mehmet Topal'ın çıkışındaki ıslıklar Skibbe'ye müthiş bir uyarıdırı bence. Sayın Skibbe kafayı Mehmet Topal'a takmak yerine, bu kadar alternatifli kadroyu nasıl verimli kullanırım ona kafa yorun. Aklı başında her teknik adam kadroyu yaparken önce Arda ile Topal'ı yazar sonra geri kalanları yerleştirir.
Son dakikaları 9 kişi, 43 dakikayı 10 kişi oynamış genç bir rakibe karşı alınan kolay ancak sıkıntılı bir galibiyet oldu. Süper kupa finalinin ikinci yarısında oynanan güzel futbola da biraz gölge düştü.
Steaua maçı öncesinde kafam karışık. Umutlu olmak için de, karamsar olmak için de çok sebep var. Aykut var, sağ bek yok, takım oyunu henüz oturmadı, Bükreş zor deplasman vs... tarafından görüntü karanlık.
Arda var, Kewell var, biraz eksise de Avrupada oynama becerisi var, ne olursa olsun rakipten güçlüyüz vs... tarafındansa pembe bir tablo.
Maçı 1-0'a kitlemek gibi bir şansımızın olmadığını her halükarda 2.golü bulmamız gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla kendi sahasındaymışçasına (ilk maç gibi değil tabi) oynayan, saldırgan bir oyun sergilememiz gerek. Yoksa defansı sağlam tutayım arada bir tane sıkıştırayım maçı değil bu. Tam tersi gol düellosu olsun bol gol olsun yeter ki biz gol atalım. Dah net tabirle 0-0'a eleneceğimize 2-2'ye uzatalım.

