1986 gönül verdiğim sarı-kırmızılı takım için ilginç bir yıldı. Sezonu namağlup ikinci kapamıştı Galatasaray. O yıllarda lig ikincisiyle kupa finalistininin karşılaştığı bir tür teselli ikramiyesi vardı; Başbakanlık Kupası... Yanılmıyorsam cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık kupası maçları sezon sonunda oynanıyordu ve rakip Altay'dı.Altay o zamanlar birinci lig diye bahsedilen ligimizde tüm sezonlarda oynamış 4 takımdan biri. Diğer üçünü yazmama gerek yok sanırım. Maçı televizyon vermiyor ya da ben o anda izleyemiyorum, buraları biraz bulanık. Ninemlerdeki radyonun başına kuruluyorum maçı dinlemek için. O arada babamın maçı takip edemediği aklıma geliyor. Teyzemin eski kasetlerinden birini gözüme kestirip maçı radyodon kasete kaydetmeye karar veriyorum. Maçı 8-1 Galatasaray kazanıyor o zamanlar çok sevdiğim Erdal Keser 5 gol birden atıyor. Maçın büyük bölümü kasette ve ben o zamanlar bana büyük gelen bu zaferi arşivlemenin verdiği heyecanı yaşıyorum.
Akşam babam gelince sevinçle maçı dinletiyorum babama. Babam belki de heyecanımı görerek pek bir coşkulu dinliyor ya da mış gibi yapıyor. Sonrasında o kasedi defalarca dinleyip daha sonra tv'den izlediğim golleri kafamda canlandırdım. İçimdeki futbol sevgisini anlatmanın en kısa yolu bu küçük anı bence.
O çocuk büyüdü, koca adam oldu ama futbola olan sevgisi, tutkusu değişmedi. Nerede bir topun peşinde koşan birilerini görsem durur izlerim vaktim yettiğince. Oynamaktan çok izlemeyi sevdim hep, belki de izlemeyi sevdiklerim gibi oynayamamanın verdiği buruklukla...
Merhaba...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder